Sualtı Dünyası

Sualtında gezmek için tıklayınız...

Gezilerimiz - Saros Dalışları

7 - 8 Haziran'da Saros'da dalıştaydık. Bu güzel anları siz de yaşayın istedik.

BİR TARİH ÇÖKÜYOR

Geçen hafta malumunuz Çanakkale bölgesine Kabatepe limanı çıkışlı 1.Dünya savaşı batıklarına dalışa gittik. Niyetimiz ilk gün bir mayın dökme gemisi olan Lundy batığı ile yine 1. Dünya savaşı zamanı batan tatlı su üretimi yapan Su Tankeri batığı, ikinci gün ise muhteşem İngiliz zırhlısı Mejestik batığına dalışlar gerçekleştirmekti.

Cumartesinin ilk ışıklarıyla birlikte Eceabat'a doğru yola koyulduğumuzda gün daha yeni yeni doğmağa başlamıştı. Arabaya ilk bindiğim andan itibaren içimi bir heyacan sarmıştı, belki benim kadar bu batıklara inen olmamıştır. Ama ona rağmen gerçekten özlemişim diye düşündüm, kolay değil yaklaşık bir sene olmuş bu bölgede dalış yapmayalı, rahat bir yolculuktan sonra yaklaşık dört saat sonra Kabatepe limanına vardık. Diğer dalıcı gruplarda gelir gelmez saat on gibi teknemiz kabatepe limanından hareket etti. Hava İstanbul'un tersine günlük güneşlik çok hafif bir rüzgar var tam dalış havası.

İlk dalış noktamız planladığımız gibi Lundy batığı, yaklaşık 45 dakikalık bir deniz yolculuğundan sonra Lundy batığı mevkine vardık biraz arasakda Lundyi kimse çalmamış yerli yerinde duruyor en azından deep sounder öyle gösteriyor. Ne kadar 1. Dünya Savaşında batmış dahi olsa bu yörenin en güzel dalış noktası, hem batık dalış yapabilme zevkine varıyorsunuz. hemde üzerinde barındırdığı çeşitli sualtı canlılarıyla hoş bir vakit geçiriyorsunuz. En azından geçen sene böyledi. Geçen sene böyleydi diyorum. Çünkü gerçekten beni acı bir süpriz beklediğini hiç düşünmemiştim. Hava güzeldi, su pırıl pırıldı. Ve dalış başlar başlamaz Lundy'nin ilk hüzmeleri gözümüze doğru gelmeye başlamış, o muhteşem görüntüsü belirmeye başlamıştı. Yaklaştıkça Lundy kendini bize daha gösterir oldu. Yine hoş bir görüntüsü vardı Yine o yaşlı haliyle dimdik ayakta durmaya çalışıyordu. Bu zamana kadar dayanmayı başarmıştı. Ama bundan sonra dayanamayacak gibi gözüküyor. Daha önce dalanlar bilir Lundy'nin bir köprüüstü vardı o artık maalesef yok denecek kadar parçalanmış durumda sezon sonunda böyle devam ederse oda kalmayacak gibi gözüküyor. Tekne yer yer delik deşik olmuş durumda burda ne yaptılar bilmiyorum ama yazık oluyor güzelim Lundiye Yine dalanlar bilir senelerdir duran yaşlı İstakozumuz yerinde yok birileri almış götürmüş, ırgat içindeki o heybetli mığrıda artık yok neyseki mürenimiz kendini korumuş ama oda ürkek ve saldırgan olmuş yuvasından çıkmış aşağılarda biryerlerde sığınacak biryerler arıyor herzaman ırgatın içinde dururdu garibim... Oda korkmuş dalıcılardan, gelde korkma piranha gibi dağılmışlar garibim Lundy üzerine en az 20-30 dalıcı aynı anda Lundy üzerinde biri bir parçasını çekiştiriyor biri başka parçasını zaten bir iskeleti kalmış garip teknenin böyle giderse yakında oda yok olup gidecek yaşlı istakozumuz gibi.

Kerim DEMİREL



BİR DALICIMIZIN ÇANAKKALE BATIKLARI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİ

Çanakkale batıklarının en güzellerinden biri olan Lundy ile ilgili yorum ve endişelerine aynen katılmakla birlikde ilave edebileceğim bir hususu da, buradan ilgililere duyurabilirsek ne mutlu bize.

Lundy batığına sizin gibi 4 yıldan beri dalan biri olarak, bende sancak baş omuzlukda yaşayan yaşlı istakozla önceden tanıştım. Batık, her geçen sene gerek doğa koşullarından gerekse hatalı müdahelelerden dolayı yok olma yolunda hızla ilerlemektedir!

Tüm dünyadaki dalış noktalarına ve batıklara resmi merciler sahip çikarak yasaklar koyma yerine o noktalara, deniz dibine yerleştirilen beton tonozlara bağli şamandıralar yerleştiriyorlar. Dalışa gelen teknelerde demir atma veya halatla batığa bağlanma yerine hazır şamandıraya bağlanarak dalış eylemlerini zahmetsiz ve tahribatsız yoldan halletmektedirler! Zira, zaten çürümüş olan batık kendisine bağlı halatın ucundaki dalış teknesinin yükünü kaldıramayarak her seferinde bir bölümü koparak yok olmaktadır.

Batıkları, bugünkü teknoloji ile gizleyebilmenin imkanı bulunmamaktadır, çok basit bir echo-saunder veya GPS ile kolayca bulunabilmektedirler. Dolayısı ile ancak şamandıra sistemi ve kontrollü dalışlarla bir batığın su altı yaşantısı bir süre daha uzatılabilir sanıyorum.

Ayrıca, balıkçı ve dalış teknelerinin, bu tür batıkları, kendilerine mesken edinmiş her türden deniz canlısını bir lokma et uğruna yok etmemeleri, oralara yapılan dalışlara canlılık getirmesi açısından çok önemlidir.

Doğal su üstü ve sualtı zenginliklerimize sahip çıkmazsak sonraki kuşaklar dalışlarına döviz ödeyerek komşu ülkelere geziler yapmak durumunda kalırlar ve bu sektörden geçimini temin edenler meslek değiştirme durumunda kalabilirler.

Doğaya sahip çıkan tüm dalış severlere saygı ve sevgiler.

Tacettin SAĞLAR